Harika geçen 3 hafta.
Enfes bir Avrupa Tatili.
Hollanda,Almanya,Belçika,Danimarka derken bol keşif dolu günler.
Canon'umun her kareyi karelemek istemesi,benim enerjim ile birleşince nasıl eglendiğimi,neler not ettiğimi bilemezsiniz :)
Yazdım,yazdım,yazdım.
Vee küçük notlarımı alırkende çekebildiğim kadar karelere sığdırmaya çalıştım gözlemlerimi.
Vee ayagımın tozuyla geldim.Türkiye'ye alışmak oldukça zor oldu.
Mezuniyet hazırlıklarına koşturdum.Alışverişler,hazırlıklar derken çekimlerimiz gerçekleşti ve duygu dolu anlar yaşandı.
Onlar bir sonraki postta.
Dönelim Aslı'nın Avrupa Günlüğüne :)
Hazır mısınız?
Oralara gitmiş kadar olacaksınız.
İnstagram günlüğümdeki takipçilerim hep aynı yorumu yaptı çünkü,bizzat oradayız Aslı diye :)
Sebebi ilk kez Avrupa turuna çıkıyor olmamdı.
Uçakta da yerim cam kenarı olunca 4 saatlik huzurlu bir yolculuk geçirdim ve Avrupa'nın en büyük 2.havaalanı olan Amsterdam Schiphol havaalanına indim.
Vee Aslı'nın Avrupa günlüğü için start verdim.
Havaalanı o kadar büyüktü ki bavullarımı almaya bile oldukça turladım :)
Pasaport kontrolü derken merhaba Hollanda dedim :)Kuzenlerim beni karşıladı ve Aslı yolculuk nasıl geçti,yorgun musun sorusuna ben,ne yorgunlugu oldukca enerjim var ne yapıyoruz deyince:)
Başladık Amsterdam sokaklarında turlamaya :)
Her gördüğüm detay içimdeki heyecanla birleşince mutlulugumu siz tahmin edin :)
Meşhur dondurmacılarına götürdüler beni,ardından 15 gün boyunca yapılacaklar listesini verdiler elime :)Atılan çığlıklar,heyecanlı bekleyiş ...
Ben geçen sene aynı tarihlerde Amsterdam in Kemer Antalya'daydım ve bu tatilin hayalini kuruyordum.
Bir gün gerçeğine gitmek nasip olsun diye.
Evrenden tam 1 sene sonra cevap,aynı tarihte buraya gitmek nasip oldu.
Enerjim mi yüksek pozitif enerji patlaması mı bilinmez ama bu kadar tesadüf olur mu dedim oldu :)
Bu tesadüfle beraber güldüm durdum ve keyfini doya doya cıkardım desem ...
Hollanda'ya geldiğim ilk gün Kings Day festivaline denk gelirse ve tüm halk turunculara bürünürse :)
Sonuç kaçınılmaz :)
Kuzenimin odama hazırladığı turunculu sürprizler meğer bu festival içinmiş.
Detay seven kuzenine bu hazırlıkları yapmış.
Turuncu sapka,Turuncu takı,Hollanda bayrağı,fular gözlük derken yatagımın üstünü bu detaylarla kaplamıştı.
Festivalde severek kullandım.Resimlerimize renk kattı.
Benim saçlarda turuncu olunca patlatıldı kahkahalar bu kadar uyum birarada :)
Kings Day,her sene 26 Nisan'da belirlenen sokaklarda kutlanıyormuş.
Kral ile Kraliçenin doğum günleri peşpeşe olunca bugün ortak kutlama günü olarak belirlenmiş ve doyasıya eglence&alışveriş günü ilan edilmiş.
Halka hersey o gün serbet.
İkinci el esyalarını satabilecekleri ve vergi ödemedikleri tek gün :)
Herkes elinde ne varsa atıyor belirlenen bölgelerdeki yerlere.
Herkes buldugunu alıyor hem de inanılmaz rakamlara 50 cent,1 euro 5 euro arası :)
Sevgili kuzenimle doyasıya bu festivalin tadını çıkardık.Her standta yediğimiz tatlılar ve sevimli alışverişlerimiz.
Aslı bununda tadına bakmalısın,bunu da denemelisin diye diye 15 günde alınan 4 kilom var benim :)
Yediğim tatlıların hesabını yapamadım.Lezzetlerine bayıldım bayıldım bayıldım.
Türkiye'dekileri sollayacak türden :)

,
170 ülkeden katılımın oldugu bu festivalde herkesle aynı yürek olmak,aynı keyfi sürmek ve birçok insanla tanışmak beni çok onurlandırdı.
Ortak dilimiz ingilizceydi ve bana sordukları sen nerelisin diye?
Türkiye dediğimde kimse inanmadı,Beni Hollanda'lı sandılar ve sac regime bayıldılar :)
Bu rengin oralarda olmadıgını ve bana yakıştıgını cesaretimden dolayı beni tebrik ettiler.
Ettiğimiz sohbetler,beraber eglenceli danslarımız,Kollarımdan tutup benle hem resim cekilip dans etmeleri.
Hala resimlere baktıkca o anları yasıyor ve gülümsüyorum.
Ülkedeki düzen,insanlardaki karşılıklı saygı gördüğüm ve hayran kaldıgım ilk detaylardan oldu.
İnsanların birbirlerine duydugu saygı cercevesi içinde karşılıklı anlayısları.
Trafik denen unsurun olmayışı,yayaların ve bisiklet yollarının önceliği,her zaman yayalara tanılan hak.Tüm çevredeki sivil polislerin en ufak bir hatada ceza vermeleri.
Sistem büyüleyici .Gel de etkilenme.
En uzak mesafeye bile gitmek en fazla 30 dakika.
Demiryolu ulaşımının güzelliği.
Benim şaşırdıgım bir baska unsur,durak sayısına göre ödenilen tutar.
Hangi durakta biniyorsanız orada kartınızı okutuyorrsunuz.
Bir de inerken okutuyorsunuz.Ona göre ücret düşüyor.
Böylelikle en uzak mesafeye gidenle,yakın mesafeye giden arasında adaletli bir tutum oluyor :)Bir türk olarak herseye hayretle baktıgım ve keske bizim ülkemizde de bu düzenlerin olması için dua ettiğim dogrudur :)Çünkü gözlemlediğiniz herseyi kıyaslamaya giriyormussunuz,anladım :)
Duymak baska yasamak baskaymıs.
O şehir efsaneleri dediğimiz olay,orası Avrupa dedikleri,bizlerin ise,hep kulak ardı ettiğimiz şeyler.
Aradaki uçurum farklar,insanlara verilen değerler ...
Keşkelerle dolu birçok cümle.
Hangisini cümleye döksem.
Notlarım öyle fazla ki :)
Poffertijities.
Enfesti enfes.
Bol pudra sekeri ve tereyağ ile servis ediliyor.Sıcakken öyle lezzetli ki.
Açık havada da olunca bir güzel afiyetle midemde şimdi :)
Ye Aslı Ye :)
Kalorileri düşünmeden ye :)
Kings Day Selfie'si :)
Chocowafels.
Bizim waffle tarzında,secerken kendin belirliyorsun nasıl yemek istediğini.
Ama kremaların lezzetini anlatmak imkansız.Tatlar baska :)
Pamuk şekerin güzelliği.
Pembelerle dolu,Hello Kitty bardaklar baş köşede.
Beni burada bırakın tüm gün burada çalışabilirim dediğim yer :)
Sizce de öyle değil mi?
Evet öyle dediğinizi duyar gibiyim :)
Boyutuna dikkat ve ablalarımız da turuncular içinde.
Günün anlam ve önemine uygun ülkeyi pek güzel temsil ediyorlar :)
Objektifime takılan bu anne oğul favorim oldu. :)
Strawberry :)
Bol krema ile servis edildi ve afiyetle yenildi :)
Kuzenlerin Selfie'si :)
Turuncu Kızlar :)
Çok benzettiler bizi :)
Cake olan süperdi.
Şimdiden özledim desem yeridir :)
Farklı tatlar tatmak gerçekten keyif verici.
Tatlı dostlar :)
Bu cookieler ev yapımı.2 kutu alıp akşama evde yeme sözü verdik.Onca tatlının üstüne ve aksam evde cayla yedik.
Hindistan cevizli olan favorim oldu.
Sokak Müzisyenleri.
Öyle güzeldiler ki,grupları ve dostlukları görülmeye degerdi.
Cektiğim videolar en güzel anılarımın arasında arşivimde keyifle saklıyor ve dinliyor olacagım.
O anları ölümsüzleştirmek adına.
Biraz Nostalji...
Church.
Yakısıklı Kuzenim maşallahımız var :)
Festival sonuna doğru yorgunlugumuzu İtalyan Pizzacı'da attık.
Çalışanlarından,aşçısına herkes İtalyan.
Oldukça ilgi gören bir restaurant burası.
Gercekten test edildi onaylandı :)
Pizzaların bitiminde bize ikram edilen bu likörlerle şerefe dedik :)
Her sokaktaki detay öyle güzeldi ki.
Daha ilk günden cektiğim karelerin sayısı oldukça yüksek oldu :)
Seneler sonra yanımda Serkan olmadan ilk tatilimdi.İçim biraz buruk gitmiştim bu yüzden ama onu yine unutmadım ve sürpriz hediyesini aldım:)
Her tatilimizde beraberdik ve hayalimiz yurt dısı keşfine de beraber çıkmaktı ama kısmet ayrı gitmekmiş.Tango'dan oda benle geziyormuş gibiydi :)
Atışları yaptık.Aldık kediyeleri :)
Şimdiye kadar eglendiğim en güzel eglence merkeziydi.
Çocuklar gibi şen eglendim desem :)
Leonie atışları yaptı,ben ise hediyeleri kaptım.
Renklerin Güzelliği :)
Güzellikleri görebildiğin kadar,farkettiğin zaman senden mutlusu yok .
Aslı'nın İnstagram Günlüğünde bu kare oldukça sevildi :)
İlk günüm bu renkli karelerle tamamlandı.
Bu daha sadece ilk gün ve karelerin gözlemlerimin bir kısmı.
Sizi biraz bu festivalde yaşatmak istedim.
Nasıl buldunuz ?
Yorumlarınızı bekliyorum,Haydi bakalım sarılın maillere :)
Ruhuma terapi gibi geldi.Nasıl enerji depoladım nasıl eglendim ..
Gezmekten yorulunur mu?Tabii ki hayır.
Gece gündüz gezmelere doyamam beeen :)
Kuzenimin evi oldukça şirin 3 katlı ve çatı katına bayıldım.
Kendine özgü bahcesiyle tam keyif yapmalık.
Hemen önlerinden ise tramway geciyor.
Huzur dolu ve sakin.
Karşıdan görünümü ise böyle sevimli .
Deen Haag'ta yaşıyorlar ve Deen Haag ülkenin en huzurlu semti.
Diğer gün yolculugumuz Delft'e oldu.
Delft eski semtlerden.
Buram buram tarih kokuyor.
Kafanızı nereye cevirseniz tarihi anlatıyor.
Kanal turuna çıktık.
Adeta atmosfer büyüleyiciydi.
Kanal turuna çıkıyoruz :)
Hava durumuna alışmak biraz zor oldu.
Bazen asırı derece de sıcak ertesi gün inanılmaz derecede soğuk ve yagmurlu.
Her mevsimi birarada yasıyor buranın halkı.
Delft.'te bir kahve molası.
Ve sunumun şıklığı.
Buarada hava gece 23.30'da kararıyor.denge düzen nasıl değişti siz düşünün.
Döndükten sonra kendime gelmem oldukca zor oldu.
Adaptasyon sorunu büyük :)

Bir Mickey var burda :)
Alınsın hediyelikler:)
Cheesemore.
Cesit cesit peynirin satıldıgı bir dükkan.
Tereyagları ve peynirleri meshur oldugundan inanılmaz derecede ilgi söz konusu.
Son gün tekrar buraya ziyaret gercekleştirdim.
Hem aileme hem de Serkan'ın eve aldım en lezzetlisinden :)
Kapıdaki bu sevimli beyefendi peynirlerden tadımlık her gelene ikram ediyor.
Güleryüzü tartısmasız :)
Peynir paketleri bile rengarenk :)
165 yaşında :)
Delft Hatırası...
Objektifime gülümseyen bir anne oğul daha :)
Şimdiye kadar yediğim en iyi patso.
Ve burada da yoğun ilgi görüyor.
Sebebi tazeliği ve enfes sosları.
Aslında bildiğimiz patsolardan farklı.
Kızartma yağına kadar özel.
Üzerine serpilen bildiğimiz soğan parçaçıkları.
Ama kimin aklınna gelir bunun bu kadar lezzet katacagı.
Tadına doyamadıgımızın sebebi aslında bu parcacıklar.
Yanında verilen fıstık ezmesi,ketcap mayonez hardal istege göre.
yalnız her biri ücrete tabii.
Türkiye usülü değil :)
Biz neredeyse hemen hemen hergün çarsıda caddede gördüğümüz her bölgede yedik desem :)
Stroopwafels :)
Yemeye doyamadıgım ve bol bol stok yaptıgım Türkiye için diger tatlım :)
Tazeliği ve enfes bal kokusu.
Tüm caddeyi sarıyor.
Zorla gel beni ye dercesine :)
İster sıcak ister soguk herkesin damak zevkine kalmış.
Ben orada oldugum müddetce sıcak tercih ettim.
Paketleri ise Türkiye için depoladım.
Babam koli olarak almalıymıssın diyerek her aksam çayla afiyetle yedi :)
Zaten 13 kilo gittim.Bavul hakkım kalmadı.36 kilo olarak geri geldim.
Alışveriş olayını fazla abarttım ama değdi sanırım :)
Rotterdam'da girdiğimiz çarşıda kendimi kaybedince ben bu magazada buldum.
Detaylar hangi köşeye baksam nereden sepetime neler doldursam derken ceyizime hemen bu sevimli acacagı atıverdim bile :)
Havuc acacagı kocaman kalemtraş :)
Kupaların Güzelliği ...
Öpmeye Doyamam ki :)
Cookshop aşığı biri olarak bu kavanoz bardakları görünce çığlık attım ve her renginden 12'li seri olarak aldım.
Tam sunumluk :)
Bayıldım,bayıldım,bayıldım.
En cokta buna sevindim desem :)
Minnie&Mickey askına aldım bu şirinleri evimize :)
Kalpli çay bardaklarına da dayanamadım,hemen sepete.
Bardaklarıyla takım yaptım,sevgilim çok begendi.
Kırmızılarla olan eve şirinlik kattılar.
Getirmesi zor oldu,ama nelere sardım nelere :)
Magnet aşkına.
Yerlerine çok yakıştılar.
Bu kadar bisikleti birarada gördüğüm ülkede birçok kişi bisiklet yolculugu ile işe gidip geliyor.Trafik denen sey yok bu sebeple ve trene binmek isteyenler bisikletlerini burada bırakıyorlar ve kilitlemeden.Döndüklerinde aynı yerden alıp gidiyorlar.
Ne bir çalıntı,ne de bir kaybolma.Asla yaşanmıyor.
Ne mutlu Ne mutlu . . .
H&M.
Senelerdir çalıştığım şirketimin farklı şubelerini gezmek,gözlemlemek alısveris yapmak o kadar güzeldi ki...
Oradaki çalışanlarla konusmak,birseyler paylaşmak .
Güzel bir duyguymus.
Hayaldi,gercek oldu.
İs arkadaslarıma selam olsun :)
Ürünlerin bircoğu aynı ama fiyatların herbiri 3 katı.
Sebebi para birimi euro :)
H&M oradada tüm billboardlarda :)
Euromast.
Girisi böyle şirin.
Rotterdam'da bulunan Euromast 185 metre yüksekliten izleyebileceginiz harika manzaraya sahip enfes bir kule.
Hava yağmurluydu ama bize engel olamadı.
Fotograf makinamın sarjı tam da o an bitti fakat telefonlar imdadımıza yetişti :)
Aldık giriş biletimizi bindik asansöre :)
Hedef 185 metre.
Adrenalin tavan :)
Birdahaki hedef 415 metre China :)
185 metre yüksekten buyrun iste manzara :)
Şarj bitmeden yakalayabildigim kareler.
Bu köprüde onların meshur köprüsü. :)
Bizimkinin eşi benzeri olamaz ama neyse ...
Baska birgünden de köprünün üzerindeyiz :)
Devamı bir sonraki postta.
Casino maceralarımız,makeup artıstin bizi süslemesi ve komşu ülkelerdeki turlarımız,alısverislerimiz.
Takipte kalın.
Bugunluk Aslı'nın Avrupa Günlügünden bu kadar.
Sevgiler.
Keyifli okumalar.